Ödemeler Dengesi (12 Mart 2014, Çarşamba)
- 12.03.2014 15:21
TCMB verilerine göre, Cari açık Ocak ayında bir önceki yıl aynı döneme göre 900 milyon dolar azalarak 4.9 milyar dolar oldu. Beklentiler USD5 milyar düzeyindeydi. Bu durumda, 12 aylık kümülatif açık da 2013 sonunda 65 milyar dolardan 64 milyar dolara geriledi. Altın ticareti hariç tutulduğunda da, 12 aylık açık 53.2 milyar USD'den 52.4 milyar USD düzeyine geriledi. Altın ticaretindeki açık gerileme eğilimindedir.
Sermaye hareketleri:
• Ocak 2014'te, sermaye hareketleri Ekim 2011'den beri ilk kez eksiye dönmüştür. Hatırlanacağı üzere Ekim 2011'de TCMB'nin sürpriz faiz indirim kararı TL'de ciddi değer kaybına neden olmuş ve sonrasında ciddi bir faiz artırımı zorunlu olmuştu.
• Sermaye çıkışlarında USD4 milyar ile bankalar kesimi ağırlıktadır. Bankaların yurtdışı muhabirlerindeki varlıkları Ocak ayında 1.9 milyar dolar artarken, 2.1 milyar USD de net borç geri ödemesi gerçekleşmiştir.
• USD1.2 milyarlık doğrudan yatırım finansmanı kısmen desteklemiştir.
• Sermaye çıkışı karşısında, ilk aşamadaki döviz satışları sonucu Ocak ayında TCMB rezervlerinden USD5.8 milyar kullanılmıştır.
• Ayrıca, 2.2 milyar USD "Net Hata Noksan" kaleminden giriş olmuştur. Böylelikle, Kasım-Ocak döneminde bu kalemden giriş tutarı USD5 milyara ulaşmıştır.
Yorum:
Ocak ayında, 12 aylık Cari İşlemler açığı 64 milyar USD'ye gerilemiştir. 2013'te altın ticareti, açığın yükselmesinde etkili olmuştu. 2014'de hem bu nedenle, hem de ekonomideki yavaşlama nedeniyle dış açık daralacaktır. 2014 beklentimiz 50 milyar USD (GSYH'nin %6'sı civarı) düzeyindedir. Ne var ki, dış dengede kırılganlık sürmektedir. Kısa vadeli borç stoku (1 yıllık) 2013 sonunda 129 milyar USD düzeyindedir. 50 milyar USD cari açık ile birlikte, bir yıl vadeli döviz yükümlülükleri 180 milyar USD'ye ulaşmaktadır. Cari Açık kur artışıyla daralabilse de, borç ödemelerinin kur esnekliği bulunmamaktadır. TCMB altın hariç döviz rezervi 7 Mart itibariyle 107 milyar USD düzeyindedir. Dolayısıyla, seçim takvimi de göz önüne alındığında döviz tarafında oynaklığın sürmesi muhtemeldir. Bu durumun, hem finansal hem de fiyat istikrarı açısından olumsuz etkileri görülebilecektir. Enflasyonun yıl ortasında iki haneye yaklaşacağı da düşünülürse, para politikasında da önümüzdeki dönemde sıkılaştırmanın devam etmesi gerekecektir. Ocak sonunda TCMB politika faizi %10 düzeyine, gecelik fonlama faiz oranı da %12'ye yükselmişti. İlk aşamada TCMB faizi %12'lik banda doğru yönlendirebilecektir. Siyasi oynaklığın artması durumunda ise yeni bir artırım gündeme gelebilecektir.