Makro Ekonomik Gelişmeler
- 30.06.2011 17:17
• 2011 büyüme tahminimiz %7 düzeyine yükselmiştir.
2011 1Ç GSYH: %11 yıllık artış
Piyasa Beklentisi: %9.6
OYAK Yatırım Beklentisi: %10
Ekonomik faaliyetlere göre, "sanayi" kesimi %12'lik yıllık artış ile 1Ç'deki en önemli katkıyı yapmıştır. Sanayi üretimindeki artışa paralel olarak, "ticaret" ve "ulaştırma" sektörlerinde de ciddi artışlar göze çarpmaktadır.
1Ç11'de yıllık %35 kredi büyümesinin gerçekleştiği dönemde "finansal kurumlar" da %9 oranında büyüme gerçekleştirmiştir. Ayrıca, "inşaat" sektörü de %18'lik büyüme ile güçlü seyrini sürdürmüştür.
Harcamalar tarafında, mevcut büyüme yapısının sonuçları göze çarpmaktadır. Buna göre, tüketim (net dış talepte daralma yaratacak ölçüde) hız kesmemiştir. Özellikle, GSYH'de %70 ağırlığa sahip olan "özel tüketim harcamaları" %12 yıllık genişleme ile (2004'den beri en yüksek rakam) ile dikkat çekmektedir. Ayrıca, "özel sektör sabit sermaye yatırımları" yıllık %39 oranında artış kaydetmiştir. Ancak, tüketimdeki genişleme ithalatta da %27'lik yıllık artışa yol açarak net dış talepte azalışa neden olmuştur.
2010'da GSYH %9 oranında genişlerken, iç talep yıllık %11 oranında rekor artış göstermiştir. Bu ortamda, ithalat ise %20 oranında artarak dış dengedeki bozulma açısından ciddi bir sinyal olmuştu.
Büyümenin yapısal sorunları nedeniyle (özellikle ciddi şekilde artan ithalat) artan risklere karşın, ciddi bir önlem çabası görünmemektedir. Şu ana kadar, para politikası araçları yeterince etkili olmamıştır. Yüksek büyüme vergi gelirlerini desteklemekte, ayrıca iç borçlanmada uzayan vadeler ve düşen faiz bütçeyi desteklemektedir. Son vergi ve SGK borçlarının yeniden yapılandırması da ek bir katkı yapmaktadır. Bu ortamda devlet tahvillerine olan yabancı talebi de yüksek seyretmektedir.
Bu durumda, dış açık riski de göz ardı edilebilmekte, ya da "finanse edildiği sürece sorun yok" yaklaşımı öne çıkmaktadır. Ne var ki, küresel risk algılamalarında bir değişimin, bu zincirde kırılmaya yol açması kaçınılmazdır. Bu durumda, vergi gelirlerinin yaklaşık %70 oranında tüketime bağlı olduğu düşünüldüğünde bütçe dengelerinde de bozulma meydana gelecektir.
Ancak, sermaye girişlerindeki mevcut eğilim sürdüğü oranda, yapısal sorunlara karşın büyüme trendinde ciddi bir değişim beklenmemelidir. Bu durumda %6 olan yıllık GSYH beklentimiz %7'ye yükselmektedir.
OYAK Yatırım Makro Ekonomik Araştırmalar