FROTO
- 16.09.2010 14:25
Ford Otosan, 2010 iç satış ve ihracat beklentilerini sırasıyla %10 ve %4 artışla 121bin ve 176bin adete yükseltti. (nötr)
Şirketin Eylül sunumuna göre, Ford Otosan, 2010 yılı iç pazar ve ihracat tahminlerini sırasıyla %10 ve %4 artışla 121bin ve 176bin adete yükseltti. Sonuç olarak, şirketin 2010 satış hacmi tahmini, %6.5 yukarı revize edilerek 297bin adete ulaşmıştır.
Analist Yorumu: Ford Otosan'ın 2010 yılı toplam satışlarına ilişkin 253bin adetlik tahminimiz, şirketin beklentilerinin %15 altında seyrediyor. Son revizyonlardan sonra, şirketin 2010 toplam pazara ilişkin 743 bin adetlik tahmini piyasa beklentilerinin üst bandında yer alırken, bizim beklentimiz alt banda daha yakın bulunmaktadır. Piyasa oyuncuları her ne kadar oto satışlarındaki güçlü trendin devamlılığı konusunda ikna olmuş olsalar da, biz 4. çeyrek ve hatta 2011'in ilk yarısıyla ilgili temkinli görüşümüzü koruyoruz. (1) Düşük faiz oranları, (2) krediye kolay ulaşım ve (3) harcanabilir gelir oto satışlarının arkasındaki en önemli etkenler olarak söylenebilir. Şu an için ilk iki faktör geçerliliğini korusa da harcanabilir gelir faktörünün denklemde en zayıf nokta olduğunu düşünüyoruz.
Güçlü Temmuz ve Ağustos'un ardından, otomotiv sektöründeki tahminlerin hızla yukarı çekildiğini görmekteyiz. Yılın ilk 8 ayında, düşük faiz ortamı ve kampanyalarla, "öne çekilmiş talep" argumanın ötelendiğini görüyor olsak da Eylül ayından itibaren, en geç 4. çeyrekte, bu faktörün yeniden ön plana çıkabileceğini ve özellikle talebin bu hızda devam edeceği varsayımlarıyla otomotiv şirketlerinin, talepte son 4 ayda oluşabilecek yavaşlamayla yüksek stokla kalma riskinin arttığını düşünüyoruz . "Öne çekilmiş talebin" etkisinin gecikmeli de olsa Eylül ayından itibaren başlayarak yılın son çeyreğinde hissedilebileceğini düşünüyoruz. Makro ekonomik koşullar her ne kadar 2000 yılındaki ortama göre çok olumlu olsa da, 2000 ve 2010 yıllarında otomotiv sektöründeki tüketici davranışlarını benzer buluyoruz. Bu yılın son çeyreğinde ya da 2011 yılının ilk yarısında, 2001'de Türkiye tarihinin en kötü krizi olduğu gibi sert düşüşler beklemesek de talepte yavaşlama olduğu takdirde otomotiv şirketlerinin yüksek stoklarla kalabileceğini düşünmekteyiz.
2009 başında belirttiğimiz gibi 2008 sonu ve 2009'da otomotive talebi, 2001 krizinde olduğu kadar gerilemedi.. Fakat, biz 2010 yılına ilişkin olarak da çoğu piyasa beklentilerinin aksine talebin 2005 yılındaki rekor seviye olan 758bin kadar güçlü olabileceğini düşünmüyoruz. Son olarak, daha önceki yıllarda da sektörün tecrübe ettiği gibi satışların hızlı yükselmeye başladığında piyasa beklentilerinin çok olumluya döndüğü ve hedeflerin devamlı yükseltildiği zamanlarda yüksek stok riskinin ortaya çıktığı görülmüştür.
Cemal Demirtaş
OYAK Yatırım Araştırma