ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım) [FNC-NEWS]

  • 08.09.2026 09:40

https://mona-forinvest-news-inbound-mails.s3.us-east-1.amazonaws.com/attachments/43f39da0a54540e89d4901338ca0b331%40burganyatirim.com.tr/Uluslararas%25C4%25B1%2520Piyasalar%2520G%25C3%25BCnl%25C3%25BCk%2520B%25C3%25BClten%2520-%25208%2520Eyl%25C3%25BCl%25202026.pdf

Öne Çıkan Gelişmeler
Küresel piyasalarda ABD'nin tatil sonrası yeniden açılacağı güne, Fed'in eylül toplantısına ilişkin belirsizlik ve Orta Doğu'daki enerji arzı riskleriyle başlanıyor. Geçen hafta Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'ın enflasyondaki iyileşmenin devam etmesi halinde faizlerin sabit tutulmasını destekleyebileceğini açıklaması, faiz artırımı konusunda politika yapıcılar arasındaki görüş ayrılığını ortaya koydu.
Cuma günkü istihdam raporunun ardından para politikasına ilişkin tartışmada ağustos enflasyonunun önemi artarken, Fed'in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde gelecek veriler belirleyici olacak. Jeopolitik tarafta İran'ın Basra Körfezi'nde yeni misilleme uyarılarında bulunması, ABD ile İran arasındaki çatışmanın enerji taşımacılığı üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri, petrol arzının yanı sıra yüksek enerji maliyetlerinin küresel enflasyona yansıması açısından da önemini koruyor.
Japonya'da ikinci çeyrek büyümesinin önceki tahminlerden daha güçlü gerçekleşmesi ve reel ücretlerdeki artış, Japonya Merkez Bankası'nın gelecek haftaki toplantısında faiz artırabileceği beklentilerini destekledi. Yenin güçlenmesiyle birlikte düşük maliyetli yen üzerinden finanse edilen küresel yatırım işlemlerinin çözülmesi ve Japon yatırımcıların yurt dışı varlıklara yönelik sermaye akımları yeniden gündeme geldi. Çin'de ise kamu bankaları ve sigorta şirketlerine yönelik yaklaşık 54 milyar dolarlık sermaye desteği planı, finansal sistemi güçlendirmeye yönelik yeni bir adım olarak öne çıktı.
Fiyatlamalar
Pazartesi günü dolar endeksi %0,26 düşüşle 98,90 seviyesinde günü tamamlarken, USD/JPY %1,19 gerileyerek 154,34'e indi. Yenin güçlenmesinde Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımına yönelik beklentilerin artması ve yen fonlamalı carry trade pozisyonlarının çözülmesi etkili oldu. EUR/USD %0,08 yükselişle 1,1622'ye çıkarken, EUR/GBP %0,17 düşüşle 0,8583'e geriledi. ABD'de cuma günü açıklanan güçlü istihdam verisinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artıracağına yönelik beklentiler yüksek kalırken, doların yen karşısındaki kaybı endeksin genel seyrini aşağı çekti.
Değerli metallerde ise yüksek faiz beklentileri ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümünü zorlaştırması satış baskısını sürdürdü. Ons altın %0,96 düşüşle 4.429 dolara, gümüş %0,11 gerileyerek 65,91 dolara indi. Brent petrol, ABD-İran geriliminin enerji taşımacılığına yönelik riskleri artırmasıyla %0,67 yükselişle 99,16 dolardan günü tamamladı.
ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirisi için paylaştığın %4,78 seviyesi referans alınırken, nakit tahvil piyasasının tatil nedeniyle kapalı olması nedeniyle %0,25'lik değişimi resmi günlük kapanış hareketi olarak değerlendirmiyoruz. Hisse senetlerinde de yeni bir seans gerçekleşmedi. S&P 500'ün %0,38 düşüşü ve Nasdaq 100'ün %0,21 yükselişi, cuma günkü son işlem seansına ait olup güçlü istihdam verisinin ardından faiz beklentilerindeki değişimle oluşan ayrışmayı yansıtıyor. ABD piyasalarının bugün yeniden açılmasıyla birlikte hafta sonu ve tatil süresince biriken gelişmelerin fiyatlamalara yansıması takip edilecek.
Ekonomik Takvim
Bugün küresel piyasalara yön verecek önemli bir makroekonomik veri veya bilanço açıklaması bulunmuyor. Piyasalarda ABD-İran gerilimi, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına ilişkin gelişmeler ve ABD piyasalarının tatil sonrası yeniden açılmasıyla oluşacak fiyatlamalar takip edilecek.
ABD piyasalarının kapalı olması ile çoklu varlık sınıflarında hafta başında genel olarak sakin bir hakimdi. Uluslararası döviz piyasalarında Japon yenindeki güçlü değer kazancının öne çıktığını, doların ise güçlü ABD istihdam verisinin ardından artan Fed faiz artırımı beklentilerinden yeterli destek bulamadığını gördük. Yen, BOJ'un para politikasını daha hızlı sıkılaştıracağı beklentileri, carry trade pozisyonlarının çözülmesi ve Japon yatırımcıların sermayeyi ülkeye geri getirebileceği beklentileriyle dolar karşısında %1,1'in üzerinde değer kazanarak USD/JPY'yi 154,42 ile Şubat'tan bu yana en düşük seviyesine taşıdı, EUR/JPY de yaklaşık %1 gerileyerek 179,5 civarına indi.
Piyasaların BOJ'un 18 Eylül'de 25 baz puanlık faiz artırımına yaklaşık %75 olasılık verdiğini izliyoruz ve USD/JPY'nin daha önce müdahale sonrası taban işlevi gören 155 seviyesinin altına inmesini yen açısından teknik ve psikolojik olarak önemli buluyoruz. 155-157 bölgesi altında kalındığı sürece JPY'deki değer kazancı eğiliminin devamını bekleriz. Bu fiyatlama teması genel olarak bu hafta Dolar Endeksi'nin genel yönünde etkili olmaya devam edebilir.
EUR/USD'de şahin Fed etkisiyle kısa vadede geri çekilme ve konsolidasyon görebiliriz ancak hareketlerin sınırlı kalmasını bekliyoruz. 1,1350-1,1450 bölgesini kritik destek olarak görüyor, düşüşlerin bu bölge üzerinde dengelenmesini öngörüyoruz. Orta vadede kademeli toparlanma beklentimizi koruyor, geri çekilmeleri euroya geçiş fırsatı olarak değerlendiriyoruz.
Küresel tahvil piyasalarında Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun enflasyon beklentilerini yeniden yükseltmesi ve gelişmiş ülke merkez bankalarına yönelik sıkılaşma beklentilerinin güçlenmesiyle satış baskısı bir süre daha devam edebilir. ABD'de güçlü Ağustos istihdam verisinin ardından Fed'in Eylül'de faiz artırabileceği beklentisi korunurken, 10 yıllık ABD tahvil faizi %4,80'e yakın yüksek seviyelerde seyredebilir.
Petrol ve özellikle dizel fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon görünümünde yukarı yönlü riskleri artırdığını değerlendiriyoruz. Avrupa'da ECB'nin 25 baz puanlık artırım yapacağı beklentisi tahvil faizlerini desteklerken, Japonya'da ise BOJ'un 18 Eylül'de faiz artıracağı beklentisinin yaklaşık %75'e ulaşması ve 10 yıllık JGB faizinin %3'ün üzerine çıkarak yaklaşık 30 yılın zirvesine yerleşmesi küresel uzun vadeli tahviller üzerindeki baskıyı artırıyor. Küresel tahvil piyasalarında getirilerde yukarı yönlü görünümün canlı kalmaya devam etmesi global risk iştahı üzerinde önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaya devam etmekte.
Petrol piyasasında son dönemdeki yükselişin merkezinde ABD-İran çatışmasının şiddetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin Mayıs'tan bu yana en düşük seviyelere gerilemesiyle artan fiziksel arz riski bulunuyor. Brent'in 96 doların üzerine çıktığını ve son bir haftada petrol fiyatlarının %10'a varan yükseliş kaydettiğini görüyoruz. OPEC+'ın Ekim üretim politikasını değiştirmemesine rağmen Hürmüz'daki aksaklıkların fiili üretim ve ihracatı kotaların altında tutması nedeniyle grubun fiyatları üretim politikasıyla dengeleme kapasitesinin sınırlı kaldığını düşünüyoruz.
Enerji ve dizel maliyetlerinin taşımacılık ve üretim kanalıyla çekirdek enflasyona yayılması, küresel tahvil faizlerini yukarı iterken faiz hassasiyeti yüksek büyüme hisselerini baskılayabilir. Kısa vadede jeopolitik risklerin fiyatları oynak tutmasını bekliyor, Brent'in 100 doların üzerine kalıcı biçimde yerleşmesini küresel enflasyon ve risk iştahı açısından önemli bir eşik, 90-93 doların altına hızlı bir geri çekilmeyi ise petrolde yeni bir düşüş dalgasının sinyali olarak görüyoruz. Küresel piyasalar açısından asıl olumlu senaryonun savaş öncesi fiyatlara dönüşten ziyade, arz risklerinin geride kaldığı daha istikrarlı bir petrol piyasası olduğunu değerlendiriyoruz.
Eylül ayı başında değerli metallere yönelik piyasa görüşümüzde bir değişiklik yok. Güçlü ABD istihdam verileri sonrasında altın ve gümüşte oluşan satış baskının görece sınırlı kalmasını olumlu yönde okuyoruz. Şahin Fed riski devam ediyor olsa da, bu temanın değerli metallerde artık bir ölçüde hali hazırda fiyatlanmış olduğunu düşünüyor, olası geri çekilmelerde değerli metallerde kademeli ağırlık artırılabileceğini değerlendiriyoruz.
ABD hisse senedi piyasaları - ABD piyasaları bugün İşçi Bayramı tatilinin ardından yeniden açılırken, haftanın ilk seansında cuma günkü istihdam verisinin ardından oluşan faiz beklentileri ile tatil süresince biriken gelişmelerin birlikte fiyatlanmasını bekliyoruz. Son işlem gününde S&P 500 %0,38 gerilerken Nasdaq 100'ün %0,21 yükselmesi, güçlü ekonomik verilerin hisse piyasasının tamamı üzerinde aynı etkiyi yaratmadığını gösterdi. Ancak bu ayrışmayı teknoloji hisselerinin makroekonomik risklerden bağımsızlaştığı şeklinde değerlendirmiyoruz. Özellikle yüksek değerlemeli şirketlerde faizlerin seyri, büyüme beklentilerinin hisse fiyatlarına ne ölçüde yansıyabileceği açısından önemini koruyor. Bugün bizim için asıl konu, cuma günkü hareketin devam edip etmeyeceğinden çok, ABD piyasaları yeniden açıldığında tahvil getirileri ve petrol fiyatlarının hangi seviyelerde dengeleneceği olacak. Brent'in 99 doların üzerine yükselmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon beklentilerini zorlaştırırken, güçlü istihdamın ardından Fed'in ilave sıkılaştırmaya gitme ihtimalinin gündemde kalması teknoloji değerlemeleri açısından rahat bir ortam oluşturmuyor. Buna karşılık ekonomik aktivitenin dirençli kalması, şirket gelirlerine yönelik beklentileri desteklemeye devam ediyor. Dolayısıyla piyasanın önündeki temel ayrım, büyümenin güçlü kalmasının mı yoksa bu büyümeye eşlik eden yüksek faizlerin mi fiyatlamalarda daha belirleyici olacağı. Haftanın devamında açıklanacak enflasyon verileri öncesinde, bugünkü açılışta oluşacak ilk hareketi tek başına yeni bir yön sinyali olarak görmüyoruz. Özellikle tatil sonrası işlemlerde oluşabilecek sert hareketlerin kalıcılığını, tahvil piyasasının vereceği tepkiyle birlikte değerlendirmeyi daha doğru buluyoruz.
Şirketler tarafında ise haftanın ana sınavını, yapay zeka yatırımlarının büyüme hızından çok bu yatırımların finansal sonuçlara dönüşme kapasitesi oluşturuyor. Broadcom'un geçen hafta açıkladığı güçlü uzun vadeli yapay zeka görünümüne rağmen yakın dönem gelir beklentisinin hisse üzerinde baskı yaratması, piyasanın artık yüksek sipariş ve yatırım rakamlarını tek başına yeterli görmediğini ortaya koydu. Model portföyümüzdeki AVGO açısından bu ayrımı önemli buluyoruz. Şirketin müşteriye özel çipler ve ağ ürünlerindeki konumu uzun vadeli yatırım görüşümüzü desteklese de bilanço sonrasındaki fiyat davranışı, güçlü büyümenin ne kadarının mevcut değerlemeye dahil edildiğini yeniden sorgulamamızı gerektiriyor. Bu nedenle yalnızca bilanço sonrası geri çekilme yaşandığı için pozisyon artırmak yerine, hissenin satış baskısını geride bırakıp bırakamadığını ve sektör genelinden yeniden olumlu ayrışıp ayrışmadığını görmek istiyoruz. Oracle'ın bu hafta açıklanması beklenen finansal sonuçları da aynı tartışmanın bulut altyapısı tarafındaki karşılığını oluşturacak. Şirketin bulut gelirleri, kalan performans yükümlülükleri, veri merkezi kapasitesinin devreye alınma hızı ve yatırım harcamalarının nakit akışına etkisi, büyük sözleşmelerin ne ölçüde sürdürülebilir büyümeye dönüştüğünü değerlendirmemizi sağlayacak. ORCL'de mevcut yatırım görüşümüzü korumakla birlikte, bilanço öncesinde yalnızca yapay zeka talebinin güçlü olduğu gerekçesiyle ilave ağırlık oluşturmayı tercih etmiyoruz. Sipariş büyümesinin gelir ve nakit üretimiyle desteklenmesi halinde pozisyonu artırmak için daha güçlü bir gerekçe oluşacağını düşünüyoruz. Buna karşılık kapasite yatırımlarının finansman ihtiyacını belirgin biçimde yükseltmesi veya gelir dönüşümünün gecikmesi, güçlü büyüme hikayesine rağmen kısa vadeli değerleme baskısını artırabilir. Bugün önemli bir bilanço açıklaması bulunmaması nedeniyle şirket bazlı yeni bir katalizörden çok, geçen haftaki sonuçların ve yaklaşan finansal raporların yatırımcı beklentilerini nasıl değiştirdiğine odaklanıyoruz.
Portföyün geri kalanında ise bütün teknoloji hisselerini aynı makro görüş altında değerlendirmek yerine, şirketlerin mevcut fiyatlamaları ile önümüzdeki dönemde açıklayacakları finansal sonuçlar arasındaki ilişkiye daha fazla ağırlık veriyoruz. Nvidia ve AMD'de yapay zeka işlemcilerine yönelik talebin devam etmesi önemli olmakla birlikte, yeni pozisyon kararında yalnızca sektörün büyüme potansiyelini değil, ürün teslimatlarının gelir büyümesine katkısını ve mevcut değerlemelerin ne kadar yüksek beklenti içerdiğini de dikkate alıyoruz. Microsoft ve Amazon tarafında ise bulut büyümesinin yatırım harcamalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Büyük veri merkezi yatırımlarının sürmesi uzun vadeli kapasite açısından olumlu olsa da piyasanın bu harcamaların kârlılık ve serbest nakit akışı üzerindeki etkisine daha duyarlı hale geldiğini görüyoruz. Bu nedenle mevcut pozisyonlarımızı korurken, yeni alımları bütün teknoloji grubuna yaymak yerine şirket bazında daha güçlü bir fiyatlama gerekçesi oluşan alanlara yönlendirmeyi doğru buluyoruz. Savunma ve enerji tarafında da yalnızca jeopolitik risklerin yükselmesini yeni alım için yeterli görmüyoruz. RTX gibi savunma şirketlerinde sipariş görünümü ve üretim kapasitesi, CEG ve VST gibi enerji şirketlerinde ise sözleşmelerin kârlılığa katkısı ile son dönemdeki fiyat performansı ayrı ayrı değerlendirilmeli. Uzun vadeli yatırım tezinin korunması, kısa vadede her fiyat seviyesinden ağırlık artırmayı gerektirmiyor. Haftanın devamında enflasyon verileri ve Oracle sonuçları, portföydeki teknoloji ağırlığının yeniden artırılması açısından daha somut bir değerlendirme zemini sunacak. Bugün için mevcut pozisyonları taşımaya devam ederken, tatil sonrası ilk seansta oluşacak hareketin kalıcılığını ve özellikle faizlere duyarlı hisselerdeki ayrışmayı izlemeyi tercih ediyoruz.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest HaberBurada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.