ANALİZ- Günlük Piyasa Bülteni (İktisatbank) [FNC-NEWS]

  • 26.08.2026 07:57


Doların silahlaşması altını yeniden sahneye taşıyor. Gözler Nvidia ve PCE'de

ABD'nin İran'a yönelik askerî opsiyonları azalarak ekonomik yaptırımlara yönelmesi, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı kurmaya başladı. Öte yandan, jeopolitik cephede yaklaşık altı aydır kapalı olan Hürmüz Boğazı konusunda İran'ın Umman ile görüşmelere yeniden başlaması, petrol arzının normale dönebileceği beklentisini daha da güçlendirerek savaş öncesinde dünya ticaretine konu petrolün yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazın yeniden açılabileceği umuduyla enerji fiyatları üzerinde ilave bir baskı kurdu. Son üç günde Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 95 dolar seviyesinden 86 dolar seviyesine kadar gerilerken, ABD'nin İran'a yönelik taleplerine uymayan ülkelere nasıl yaptırım uygulayacağı ise piyasaların gündemini meşgul etmeye başladı. Mesela TÜİK verilerine göre bu yılın ilk yarısında Türkiye'nin İran'dan çoğunluğu enerji ve emtia olmak üzere toplam 1,2 milyar dolar ithalat yaparken çoğunluğu gıda ve tüketim malı olmak üzere 1,5 milyar dolar ihracat yaptığını not edelim.
Petrol fiyatlarındaki düşüş enflasyon endişelerini bir miktar da olsa hafifletirken, tahvil faizleri üzerinde var olan baskıyı da bir nebze de olsun yumuşattı. ABD'de gösterge 10 yıllık tahvil faizi üç gün önce test ettiği %4,75 seviyesinden %4,63 seviyesine gevşerken, ABD'nin yüksek borçluluğu ve Hazine'nin tahvil faizlerini aşağı çekmek amacıyla geri alımları artırması dolar üzerinde baskı yaratmaya devam etti. Amerikan finans basınında Hazine'nin tahvil alımları için 1 trilyon dolar tutarında bir kaynağın kullanılabileceği haberinin patlak vermesinin ardından 30 yıl vadeli tahvilin getirisi yaklaşık 20 baz puan gerileyerek %5,15 seviyesine geri çekildi. Bessent'in planı şimdilik karşılık bulurken, zayıf dolar temasını destekleyen bu haber kıymetli metaller ve kripto varlık fiyatlarını bir basamak daha yukarıya taşıdı. 
Paranın değer kaybına karşı piyasaların yeniden hatırladığı altının ons fiyatı dün gün içinde bir kez daha 4,700 dolar seviyesini test ederek üç ayı aşkın sürenin zirvesine yükselirken, gümüş de 70 dolar seviyesinin hemen altında seyretmeye devam ediyor. Altın, savaş öncesinde test ettiği 5,600 dolar zirvesinin ardından Fed'in başına atanan Warsh'un şahin duruşu ve artan dolar likiditesi ihtiyacı nedeniyle ciddi baskı altında kalmıştı. Gelinen noktada ise piyasalarda yeniden altının konuşulmaya başladığını görüyoruz. 
Altın cephesinde savaş döneminde 3,942 dolar seviyesine kadar yaşanan sert geri çekilmeye rağmen tonumuzu ve duruşumuzu bozmadan, uzun vadeli yükselişi destekleyen temel dinamiklerde belirgin bir değişiklik olmadığını savunmuştuk. Merkez bankaları altın almaya devam ederken, küresel borç yükü ve kamu bütçe açıklarının büyümeyi sürdürdüğünü, savaşın beraberinde getirdiği yüksek savunma ve enerji harcamalarının da bu eğilimi daha da beslediğini savunmuştuk. Bu nedenle kıymetli metallerin, kâğıt ve mürekkebe dayalı para sistemine (fiat para) karşı başkaldırısının henüz sona ermediğini düşünmeye devam ediyoruz.
Gelin bir adım daha geriye gidelim. Doların jeopolitik yaptırım aracı, âdeta bir 'silah' olarak kullanılması ve 2022'de Rusya'nın yüz milyarlarca dolarlık rezervinin dondurulmasının ardından, özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları rezervlerini çeşitlendirmeye yöneldi. Altının ons fiyatının o dönemki 1,800 dolar civarından başlayan uzun soluklu yükselişine zaman içinde bireysel ve kurumsal yatırımcıların da katılmasıyla kıymetli metallere yönelik talep ciddi şekilde arttı. Elbette bu yükselişin tamamını Rusya yaptırımlarına bağlamak doğru olmasa da, rezerv çeşitlendirmesi, altın talebini besleyen önemli unsurlardan biri hâline geldi. 
Bir adım daha geriye gidersek, benzer bir kırılmayı 2013 yılında Avrupa Birliği üyesi Güney Kıbrıs'ta yaşan0,5, Güney Kore endeksi KOSPI %2, Tayvan borsası ise %1,3 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa kırmızı renk ön plana çıksa da, bugün ABD'de açıklanacak Fed'in favori enflasyon göstergesi PCE ve hafta sonundaki Jackson Hole toplantısının büyük bir önem arz edeceğini düşünüyoruz. Para birimleri liginde doların piyasa kuru olarak takip edilen DXY cephesinde düşüşün son günlerde duruksadığını da not etmemiz gerekiyor. Bu bağlamda EURUSD paritesi 1,1680, GBPUSD paritesi ise 1,3650 seviyelerinin üzerinde şimdilik kalıcılık sergilemekte zorlandığını görüyoruz. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin bu ay %26 değer kazancıyla 81 bin dolar seviyesine kadar yükselmesinin ardından bir sonraki durak seviyesinin 84 bin dolar civarında olacağını düşünüyoruz. 
Türk mali piyasalarında ise TCMB'nin savaş döneminde, üstü kapalı da olsa 30