ANALİZ-Günlük Piyasa Bülteni(Kıbrıs İktisat Bankası) [FNC-NEWS]

  • 12.08.2026 08:06



Petrol ateşi, enflasyon korkusu, yükselen tahvil faizleri: Gözler ABD TÜFE'de

Küresel mali piyasaların gündemini Orta Doğu'da devam eden ABD-İran meselesi meşgul etmeye devam ediyor. Anlaşma umutlarının son dakikada yerini yeniden belirsizliğe bırakmasına artık pekâlâ alıştık. Kasım ayında ABD'de yapılacak ara seçimlere adım adım yaklaşılırken, yükselen enerji fiyatları, savaş karşıtı seslerin giderek artması ve en önemlisi altıncı ayına yaklaşan savaşta İran'ın direncinin kırılamaması, buna karşılık ABD'nin savaş mühimmat stoklarının kritik seviyelere kadar gerilemesi, psikolojik üstünlüğü de İran tarafına geçirmiş görünüyor.Brent cinsi ham petrolün sadece bir haftada 78 dolardan 90 dolara yükselerek %13 değer kazanması dünyayı gererken, ABD cephesinin de artık arkasına bakmadan bölgeden çıkıp evine dönmek istediğini düşünüyoruz. Lâkin bunu yaparken mağlup olduk görüntüsü vermek istememesi, İran'ın da elinin güçlendiğinin farkında olması, diplomatik süreci ister istemez daha da çetrefilli bir hâle getiriyor.
Bu gelişmelerin ışığında, küresel mali piyasaların dün günü hafif de olsa satış baskısıyla tamamladığını, lâkin karamsar bir havanın da egemen olmadığını peşinen belirtmemiz gerekiyor. ABD borsaları geceyi hafif düşüşlerle tamamlarken, son günlerde yatırımcı ilgisini üzerine çeken kıymetli metaller de bir miktar kâr satışına maruz kaldı. Buna rağmen yukarı yönlü isteğin korunduğunu görüyoruz. Altının ons fiyatı bu sabah 4,415 dolar seviyesine yükselirken, gümüş 66 dolar seviyesine yakın işlem görüyor. Teknik mânâda, dün bültenimizde grafikler eşliğinde gösterdiğimiz üzere, altında yukarıda ilk olarak 4,500 dolar (200 günlük hareketli ortalama), devamında ise 4,575 dolar seviyesini takip ediyoruz. Gümüşte ise ilk hedef, 200 günlük hareketli ortalamaların geçtiği 71 dolar, devamında 80 dolar seviyesi olarak ön plana çıkıyor.Kripto âleminin amiral gemisi Bitcoin ise 64-65 bin dolar bölgesindeki prangalarından henüz kurtulamadı. Kurtulması durumunda soluğu 71 bin dolar seviyesinde alacağını düşünüyoruz. Bu arada, Altın/Bitcoin rasyosunun son dört haftadır altın lehine ilerlediğinin de altını çizmek isteriz.
Jeopolitik gelişmeler gündemin ana maddesi olmayı sürdürürken,Bab el-Mandeb Boğazı'nda Husilerin saldırdığı Mısır'a ait yük gemisinde 4 mürettebat hayatını kaybederken, ABD ise İran ablukasını ihlal ettiğini belirttiği Panama bandıralı bir gemiyi Umman Körfezi'nde vurdu. İki kritik deniz yolunda artan gerilim, petrol üzerindeki yukarı yönlü baskıyı da hâliyle artırıyor.Kızıldeniz'de ABD ve Husilerin saldırılarına ilişkin haberlerebu sabah Asya'dan da yenileri eklendi. Kuzey Kore, Güney Kore ve ABD'nin ortak askerî tatbikatı öncesinde balistik füze fırlatırken, Tayvan ise Çin ile Endonezya'nın adanın doğusunda planladığı ortak deniz tatbikatına tepki gösterdi. İran'ın Hürmüz Boğazı konusunda geri adım atmamasıyla petrol yükselirken, jeopolitik risklerin yanı sıra uzun vadeli faizlerin yükseldiği bir günde altının güvenli liman kimliğini tekrar hatırlayarak yükselişle cevap vermesi dikkatimizden kaçmadı.
ABD'de 30 yıllık tahvil faizi dün %5,28 seviyesini test ederken, ABD ve Japonya'nın ortak müdahâlesine rağmen yeniden 160 seviyesine dayanan USDJPY paritesine paralel olarak Japonya'da da faiz artışı beklentileri güçleniyor. Beş yıllık Japon tahvil faizi %2,10 ile son otuz yılın en yüksek seviyesini test ederken, faiz getirisi olmayan altının tüm bunlara rağmen yükselme isteği sergilemesinin tekrar altını çizmek isteriz. Normal şartlarda risksiz faiz olarak görülen devlet tahvillerinin getirileri yükselirken hırpalanmasını beklediğimiz altının, bu kez merkez bankalarının kontrolü kaybedebileceği endişesiyle değer kazandığını düşünüyoruz.ABD ile Japonya'nın ortak döviz müdahâlesinin arka planında, yükselen uzun vadeli tahvil faizlerini baskılama isteğinin de yattığını unutmamak gerekiyor. İç talebi daha da zayıflatmamak adına faiz artırmaktan kaçınan Japonya'nın, yene müdahâle edebilmek için dolar satıp yen alması gerekiyor. Lâkin bunun için ihtiyaç duyduğu doları yaratmak adına elindeki ABD tahvillerini satması, bu kez ABD tahvil faizlerini daha da yukarı itiyor. ABD'nin neden Japonya ile birlikte müdahâle ettiğinin şimdi daha da iyi anlaşıldığını düşünüyorum: ABD'nin uzun vadeli tahvil faizlerinin yukarıya gitmesine tahammülü yok!
Tüm bu gelişmelere rağmen, yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında iyimser bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,3 yükselirken, dün kapalı konumda olan gösterge endeks Tokyo borsası ise %0,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de hafif de olsa yükseliş isteği dikkat çekerken, piyasaların gözü bugünABD'de 15.30'da açıklanacakTÜFE verisine çevrildi.Reuters anketine göre manşet enflasyonun aylık %0,1 (yıllık %3,4), çekirdeğin aylık %0,2 (yıllık %2,5) artması bekleniyor. Beklentilerin üzerinde bir veri, zayıf istihdam rakamlarının ardından gerileyen Fed faiz artışı beklentilerini yeniden güçlendirebilir.Öte yandan zayıf bir gerçekleşme ise, faiz artırım beklentilerinin zayıflamasına neden olabilir. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını peş peşe düşüşle tamamlayan petrolün, Temmuz ayında yükselişe geçerek 100 dolar seviyelerini test etmesinin enflasyon verisine nasıl yansıyacağını hep birlikte göreceğiz.Fed'in zayıf seyreden istihdam ile artan petrol fiyatlarının yarattığı enflasyonist baskı arasında sıkışması ve faiz artırmakta zorlanacağı beklentisinin ise ana tema olmaya devam edeceğini düşünüyorum.
Fed vadeli faiz kontratları, eylül ayında faiz artırımına bu sabah da neredeyse yazı-tura ihtimali verirken, sene sonuna kadar ise 29 baz puan artırım fiyatlanıyor. Gösterge 10 yıllık ABD tahvil faizi yeniden%4,70 sevi alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kara