YASED/Aksoy: Türkiye rekabetçiliğini artırarak, dönemin yaratacağı fırsatlardan yararlanabilir [FNC-NEWS]

  • 05.02.2025 13:55


Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Engin Aksoy, küresel ekonomik ve siyasi gelişmelerin ticaret savaşlarını ve küresel tedarik zinciri kırılmalarını tetikleyeceğini belirterek, ?Türkiye rekabetçiliğini artırarak, dönemin yaratacağı fırsatlardan yararlanabilir? dedi. 
YASED olarak önümüzdeki dönemde rekabetçiliğin yanında küresel üretim ve ticaret akışlarına/trendlerine odaklanacaklarını vurgulayan Engin Aksoy, ?Uluslararası yatırımlar için en önemli istikamet vericinin küresel tedarik zincirlerindeki yeni yapılanmalar olduğunu düşünüyoruz. ABD, AB ve Çin başta olmak üzere tüm ticaret ortaklarımızla uzun soluklu ve stratejik iş birlikleri gerçekleştirmemiz gereken bir döneme giriyoruz. Bu çerçevede, ekonomik programdan taviz vermeden bizi rekabetçi kılacak temel parametrelere ulaşmayı hızlandırmak durumundayız? diye konuştu.
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Aksoy, küresel ekonomik ve siyasi gelişmelerin ticaret savaşlarını ve küresel tedarik zinciri kırılmalarını tetikleyeceğini belirterek, ?Türkiye rekabetçiliğini artırarak dönemin yaratacağı fırsatlardan yararlanabilir? dedi. 
Türkiye?nin 2024 Uluslararası Doğrudan Yatırımlar (UDY) görünümünü, bu dönemde YASED?in gerçekleştirdiği faaliyetleri ve 2025 gündemini paylaşmak üzere Wyndham Grand İstanbul?da bir basın toplantısı düzenleyen YASED Başkanı Engin Aksoy, şu değerlendirmeleri yaptı:
?Maliyette rekabetçi olmak elbette ki her zaman önem taşıyor ama rekabetçiliğimizi sadece maliyet avantajımız ile tanımlayacağımız dönemi zihinlerimizde kapatmamız gerekli. AB?nin bile raporlarında vurguladığı istikrar ve öngörülebilirlik kalkınmada, büyümede ve UDY çekmede hayati öneme sahip. Bu alandaki başarılı ülkelerin iyi yaptığı şey, yatırım ortamına yönelik mevzuat yaparken, sektörleri regüle ederken iş dünyası ile yakın istişare içinde hareket etmek. Yatırımcıya sürpriz yaşatmamak, düzenlemelerin hayata geçmesinde süre tanıyarak uyumlarını güçlendirmek ve kolaylaştırmak önemli.?
Dünya devletlerinin ticaret savaşları çerçevesinde gelişen korumacı yaklaşımlarının bir yansıması olarak çok güçlü teşvik mekanizmalarının hayata geçmesini beklediklerini vurgulayan Engin Aksoy, ?Ekonomik programın başarıya ulaşma sürecinde bütçe imkanlarımız da güçlenirken rekabetçiliği güçlendiren bir vergi ve teşvik mevzuatı geliştirmemiz bu açıdan önem arz ediyor. Eşitlikçi, şeffaf ve odaklı bir teşvik sistemi ile ürünlerimizdeki teknoloji seviyemizi sürekli artırmak, yüksek katma değerli ürünlerle kalıcı rekabet üstünlüğü elde etmek verimliliğimizi sürekli artırmak durumundayız. Biz YASED olarak önümüzdeki dönemde rekabetçiliğin yanında küresel üretim ve ticaret akışlarına/trendlerine odaklanacağız. Uluslararası yatırımlar için en önemli istikamet vericinin küresel tedarik zincirlerindeki yeni yapılanmalar olduğunu düşünüyoruz. ABD, AB ve Çin başta olmak üzere tüm ticaret ortaklarımızla uzun soluklu ve stratejik iş birlikleri gerçekleştirmemiz gereken bir döneme giriyoruz. Bu çerçevede, ekonomik programdan taviz vermeden bizi rekabetçi kılacak temel parametrelere ulaşmayı hızlandırmak durumundayız? dedi.
ŞİRKETLER ILIMLI BİR BÜYÜME BEKLENTİSİ İÇİNDE
YASED?in 6 ayda bir gerçekleştirdiği ve üye şirketlerin CEO?larının katılımıyla düzenlenen PULSE Anketi?nin son verilerini de değerlendiren Engin Aksoy, şu bilgileri verdi: ?Öncelikle, 2025 yılı için şirketlerimizin genel olarak ılımlı bir büyüme beklentisi içinde olduklarını görüyoruz. Döviz kurları ile ilgili kaygılar bir miktar azalsa da vergi yükü gibi konuların yatırımcıların gündemindeki ağırlığı artırıyor. Çoğu şirketimiz makroekonomik istikrarın sağlanması ve öngörülebilirliğin artması halinde yatırımcı güveninin artacağı ve Türkiye?ye 13,5 milyar dolarlık ek yatırım çekilebileceklerini ifade ediyorlar. Katılımcı şirketlerimizin %48?i önümüzdeki altı aylık dönemde büyümeye devam edeceklerini öngörüyor. Bu olumlu görüntü, ihracat gelirlerinden işgücü büyüklüğüne kadar birçok parametrede de kendini gösteriyor. 2025 yılında CEO?larımız Türkiye?nin küresel ekonomiden daha hızlı büyümeye devam etmesini bekliyor. Diğer yandan 2025 yılında 2024 yılına kıyasla Türkiye ekonomisi için biraz daha düşük büyüme oranları öngörülüyor. Ankete katılan şirketlerin CEO?larına, çeşitli firma dışı tehdit unsurlarının önümüzdeki 12 ay içinde Türkiye?deki faaliyetlerini nasıl etkileyeceği soruyoruz. Başlıca tehditler katılımcıların %85?i tarafından belirtilen enflasyon ve %79?u tarafından belirtilen döviz kuru belirsizliği. Kayda değer bir değişim de idari ve vergi yüküne ilişkin endişelerin %50?den %60?a yükselmesi oldu. İdari ve vergi yüklerine ilişkin endişelerin %60 seviyesine ulaşması, bu alana temkinli yaklaşılması gerekliliğin ortaya koyuyor diyebiliriz.?
Yakın zamanda teşvik sisteminin güncellenmesi ile ilgili YOİKK çalışmasının tamamlanmasının beklendiğini de vurgulayan Engin Aksoy, şöyle devam etti: ?Üyelerimiz için risk göstergeleri (%85), düzenleyici çerçeve (%80), pazar büyüklüğü (%73), vergi ve teşvikler (%70) ve maliyet (%66) Türkiye?deki yatırım cazibesini artıracak gelişim eksenleri olarak öne çıkmaya devam ediyor. Sonuçlar bize aynı zamanda, başta makroekonomik istikrar ve hukuki öngörülebilirliğin temini alanlarında gerçekleştirilecek reformların UDY için de gelişim ortamı sağlayacağını ve 2025 yılı için 13,5 milyar dolarlık yeni yatırım taahhüdünün alınabileceğini işaret ediyor. 2024?ün başındaki anketimizde öngörülen yatırım miktarı 18,6 milyar dolardı. Bugün bu değerin 13,5 milyar dolara gerilemesi Türkiye?nin cazibesindeki bir azalmadan ziyade küresel UDY iştahıyla da ilişkilendirilebilir. Nitekim ankette üyelerimizin yılın ikinci yarısında küresel portföylerinde Türkiye?nin ağırlığının %0,8 oranında artmasını beklediklerini görüyoruz. Bu bağlamda, küresel piyasa zorluklarına rağmen Türkiye?ye olan ilginin devam edeceği değerlendirilebilir.?
TEDARİKÇİLERE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DESTEKLERİ DEVAM EDİYOR
Son anket çalışmasında CEO?lara sürdürülebilirlikle ilgili yeni bir soru daha sorduklarını ifade eden Engin Aksoy, YASED üyelerinin, yerel tedarikçilerinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için kritik destekler sunduklarını bir kez daha gördüklerini vurguladı. Aksoy, şirketlerin %98?inin standart belirleme, iyi uygulama örnekleri paylaşma ve projelerde iş birliği gibi farklı stratejilerle yerel ekosistemlerini geliştirdiklerini dile getirdi. Aksoy, ?Yani, Türkiye?deki uluslararası şirketlerin %98?i farklı yöntemlerden en az birini uygulayarak yerel tedarikçilerinin sürdürülebilirliğini destekliyor diyebilirim. Bu veri, uluslararası yatırımcıların Türkiye?nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine olan katkısının da çarpıcı bir göstergesi? diye konuştu.
AB?DEKİ REKABETÇİLİK FIRSATLAR DOĞURUYOR
2024 yılının, seçimler nedeniyle geçiş dönemlerinin, siyasi istikrarsızlıkların yaşandığı, Rusya-Ukrayna savaşına Orta Doğu?da yaşanan üzücü çatışmaların eklendiği bir yıl olduğunu hatırlatan Engin Aksoy, 2025 gündemini de şöyle değerlendirdi:    ?Bu yıl, ABD?nin farklı ülkelere uygulayacağı tarifeler bizim ABD?de pazarındaki payımızı artırmamıza fırsat sağlarken, özellikle Çin?e gelecek tarifeler Çin?in alternatif pazarlara neden olabilir. Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kurumlar küresel ekonominin 2025 yılında %2,7-%3,3 aralığında önemli oranda büyümesini bekleseler de bahsettiğimiz nedenlerden dolayı bu rakamlar ülke di tecrübeye sahip yegâne ülke konumunda. Diğer yandan da Türkiye, en büyük ticaret ve yatırım ortağı olan AB?nin jeopolitik koşullar dolayısıyla evrit
Montel News
Foreks Twitter