Erdoğan: (Kobani davası) Hukuk bunlardan hesap sormak zorundadır [FNC-NEWS]

  • 20.05.2024 16:48


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ?6-8 Ekim hadisesi asla bir protesto gösterisi değil, 37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır?dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi ?nde 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni programında konuştu.
Yargıda çift başlılığa son verilmesinden bireysel başvuru hakkına, hedef süreden elektronik devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından ara buluculuk müessesesine, tutukluluk şartlarından ifade özgürlüğünün genişletilmesine, kadar çok geniş bir yelpazede adalete erişimi kolaylaştıran, adalet sisteminin işleyişini hızlandıran tarihi reformlara imza attıklarını belirten Erdoğan şunları söyledi
?Güven veren ve erişilebilir bir adalet' hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Medeniyetimizin temel direği adalettir. Kutadgu Bilig ile Yusuf Has Hacib "Bir memleketin bağı ve kilidi iki şeyden ibarettir. Biri ihtiyatlılık biri kanun. Bunlar esastır" diyor. Anadolu'nun manevi mimarlarından mütefekkir ve mürşid Hazreti Mevlana Hazretleri de aynı şekilde adalet mefhumuna büyük önem vermiştir. "Mesnevi'nin özünü adalet hukuk ve zulüm kavramları oluşturur' desek hatalı bir genelleme yapmış olmayız. Hazreti Mevlana adaleti şöyle tarif etmektedir. Adalet her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır. Külah da başa aittir. Her şey yerinde güzeldir. Ormanda, fakat zincire vurulmuş bir aslan, kum üstünde çırpınan bir balık, mahmur bir halde ötemeyen bülbül tabii özelliklerini kaybetmiştir. Üstat Necip Fazıl da, "Adalet hakkı yerine koymaktır" diyerek aynı hakikati ifade ediyor. Fikir ve gönül dünyamızın önderlerinin sözlerine, eserlerine, tavsiyelerine baktığımızda adaletin genellikle bu minvalde tanımlandığını görüyoruz.?
Mağdur ve masum ile zalim ve mücrimi olması gereken yerlere koymanın adının adalet olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ? Halkımızın tabiriyle adalet suçlunun hapiste, masumun dışarıda olmasıdır. Suçun cezasız kalmadığı duygusunu toplumda yerleştirdiğimiz ölçüde, adaleti tesis etmiş, yani hakkı yerine koymuş oluruz. İnsanlar arasında cezasızlık algısının yaygınlaşması ise, adalete güveni sarsacak, toplumsal barışı dinamitleyecektir. Bu bakımdan güvenilir ve seri bir şekilde tecelli eden adalet, millet olarak birliğimizin beraberliğimizin, huzurumuzun güvencesidir. Şunu çok net ifade etmek isterim. Her mahkeme kararı sonrasında "Hak yerini buldu" anlayışı ne kadar güçlenirse toplum da kendini o derece emniyet hisseder. Özellikle bizim gibi yakın siyasi tarihinde adaletsizliklere tanık olmuş